..




Konusu:

Daha az çalışmak, daha iyi yaşamak anlamına gelir mi?


Yazar Rumuzu: çakmakçı1228
Eser Sıra Numarası: 140220eser20



                                               İNSAN DÖNGÜSÜ

   İnsan psikolojisi, irade ve işleyişi bakımından donatılmış biçimde yaratılmıştır. Yeryüzüne indiği andan itibaren nefes alıp hayatta kalma mücadelesi veren insanoğlu, temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra öğrenme ve anlam yükleme çabası içine girerek evreni, yaratılışı sorgulamaya başlamıştır. Hayata neden geldiğini ve nasıl ömür geçirmesi
gerektiğini çözmeye çalışan bu canlı varlık; zamanla dünya mallarının, geçici olan ve fayda sağlamayan somut nesnelerin ardına düşerek çalışmaktan, çaba sarf etmekten kaçınmanın yollarını aramaya başlamıştır. Asırlardır süregelen emek vermeden istediklerine ulaşma
çabası, insanları korkunç varlıklara dönüştürmeyi başarmış ve birbirlerine verebilecekleri zararlardan da alıkoyamamıştır.
   
Aslında çeviklik, avcılık, koruyuculuk, çekip çevirme, tutuculuk ve beceri anlamında muazzam yeteneklerle yaratılan insan soyu; bu özelliklerini mümkün olduğunca kullanmadan uğrunda köle olduğu parayı zahmet vermeden elde edebilmek için bu yaratılış niteliklerini reddederek düşünmeden hareket etme konusunda çığır açmıştır.
   
İnsanın irade ve dahi fikirler üretme yeteneklerini, çalışmaları kolaylaştırmanın aksine çalışmadan bir şeylerin nasıl kazanılabileceği konusunda geliştirmesi, sorgulamaya devam ettiği ve menfaatçi arayışlar içinde olduğu bu evrende kendi sonunu getirmeye devam etmektedir. Lakin “iyi hayat” kavramını her kime sorarsak duygularını doruklarında yaşayabildiği, yaşama hazzını aldığı ve dilediği hissiyatı tadabildiği bir hayat ana fikriyle karşılaşırız. Ancak tüm bunlara ulaşmak isteyen insan, amacını belirleyip sorgulama niteliğini kaybetmekle kalmayıp hızla gelişen teknolojiye boyun eğerek aptallaşmayı kabullenmiştir. İyi hayatın emek verilmeden, güç gösterilmeden kolay yoldan istediklerine
ulaşıp bunun karşılığında bloke olmanın kabul edilebileceği savunularak asıl bahsi geçen hayat kelimesinin amacından, anlamından oldukça uzaklaşılmıştır.
   
Daha az çalışmak, örneklendirdiğimiz gibi körelme anlamıyla kullanıldığında iyi hayat manasına gelmeyi hak etmez. Aksine strese maruz kaldığı omuz yüklerini hafifleterek çalışma hayatına devam eden kişi, bu stresin yerine duygularını getirdiği vakit tam anlamıyla insan olduğunu hatırlayıp hayatını ‘iyi’ ye taşıma yolunda ilerliyordur. Mutlu edip mutlu olarak, saygı duymayı öğrenerek, okuyup araştırarak kişiliğinin mantıklı şekilde yerleştiğini düşünebildiği noktada nereden geldiğini hatırlayan ve kafasını çalıştırmayı bırakmayan insan, çözüm üretmeye ve sorgulayıcı olmaya devam ederek zekâsını keskinleştirir.
 
Doğru çalışma prensibi, kişinin kendi eksikleri ve bunları tamamlama yöntemi, hangi çalışma saatinin kişi için daha verimli olacağına karar verilmesi ve hangi konudan taviz verilerek insancıl duygulara vakit ayrılacağı belirlendikten sonra keskinleştirilen zekâ aracılığıyla tüm
bunları harmanlamak, daha az çalışmanın şartlarını belirleyerek hayatı iyiye yönlendirmenin yollarından sayılabilir.
  
 İş gücü kapsamında doğru manada adını geçirdiğimizde az çalışmak, yarar sağlamayan uğraşlar yerine yapması gerekenleri yaparak kalan çabasını kendini geliştirmeye harcayan biri için faydalı görünebilir.
 
Ancak genel olarak baktığımızda kendini geliştirmek ve okur bir insan olmak için de çalışma yapılması ve üzerine düşünülmesi gerektiği için her açıdan çalışmak, aklın çalışması ve zekânın kullanılması olarak da algılanabilir.
  
 Bu sebeplerden dolayı çalışmak kavramı, çok çeşitli çalışmaları ve işleyişi içerdiğinden her türlü çalışma iyileşen hayatı simgelemektedir.
 
Ancak tembellik olarak değerlendirilebilecek biçimde uğraş gösterilmeden istediklerine ulaşabileceğini ve kendi sorumluluklarını başkalarına yükleyerek kurtulabileceğini düşünerek az çalışmak veya çalışmamak, iyi hayatı temsil etmenin yanına bile yaklaşamayarak başkalarının hayatına da müdahale ederek kötüye sürüklemekten başka bir şey ifade edemez.
 
Çalışmak azı veya çoğu ile insanın yapısı gereği, onu diğer canlı varlıklardan ayıran özelliği olan düşünmeyi kullanma ihtiyacı ve formülüdür. Çalışan ve üstün şekilde tasarlanmış zihnini çalıştıran insan sorgular, azimle ilerler, hayal gücünü geliştirerek çeşitli projeler sunar ve bazı sorulara yanıt bularak aydın bir insan olarak diğer insanlara ışık tutar ve döngünün devam etmesini sağlar.